Uzaydan dönen astronotlar denge ve kemik sorunu yaşıyor

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) astronotları Butch Wilmore ve Suni Williams’ın 5 Haziran 2024’te Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) gönderilmesi ancak Starliner’da çıkan teknik arıza nedeniyle 9 ay sonra 16 Mart 2025’te Dünya’ya dönebilmesiyle astronotların uzayda uzun süre kalmalarının ne gibi sağlık problemlerine neden olduğu gündeme geldi.

Uzayda olası fiziksel problemlerin yaşanmasının en büyük sebebi yerçekimsiz ortam. Astronotlar, kemik ve kas kütlesinin zarar görmesinden, beyin ve kalp yapısının değişikliğe uğramasına, omurga problemlerinden cilt yapısının değişmesine kadar birçok değişikliğe maruz kalıyor.

Öyle ki astronotlar, uzay istasyonunda kemik ve kas kütlelerini kaybetmemek için her gün 2 saat orada bulunan özel ekipmanlarla egzersiz yapmak zorunda.

Wilmore ve Williams, 16 Mart’ta uzayda 286 gün geçirip Dünya’ya dönmelerinin ardından birçok tıbbi testten geçmeleri için Houston’daki NASA Lyndon Johnson Uzay Merkezine götürüldü. Astronotlar, kalpte, kan basıncında, görüş yetisinde ve nörolojik durumlarında sorunlar olup olmadığı konusunda gözlemlenecek ve tamamen iyi olduklarına karar verilmeden evlerine dönmelerine izin verilmeyecek.

Dünya’ya döndüklerinde adım atmak bile astronotlar için çok zor

Astronotlar, Dünya’ya döndüklerinde sendeliyor ve midesi bulanıyor çünkü kulakta bulunan motor koordinasyon ve denge duygusunu sağlayan duyu sisteminin tekrar adapte olması gerekiyor.

NASA’ya göre, uzayda her ay kemik yoğunluğu yaklaşık yüzde 1 azalıyor. Özellikle Dünya’da ağırlığa maruz kalan bacak, kalça ve omurga kemikleri bu durumdan etkileniyor.

Hatta yerçekimsiz ortam nedeniyle vücuttaki sıvının dağılımının değişmesi vücut şeklini ya da ağırlığını dışarıdan daha farklı gösterebiliyor.

Yeterli gıda alınamaması nedeniyle kas kütlesinin azalmaması için de kasların uzayda çok fazla çalıştırılmaması gerekiyor.

Aksi takdirde tüm bu olası fiziksel sorunlar, misyon tamamlandıktan sonra astronotların düşmesine, kemiklerinin kırılmasına, kemik erimesine ve diğer tıbbi sorunlara yol açabiliyor.

Bu etkileri en aza indirgemek için astronotların kardiyovasküler antrenman ve direnç egzersizi dahil uzayda her gün egzersiz yapması, işlerinin bir parçası olarak kemiklerini ve kaslarını güçlü tutması gerekiyor. Ancak astronotlar, her halükarda Dünya’ya döndüklerinde uzayda kaldıkları sürenin etkisini hissediyor.

NASA, bu kapsamda gerekli kontrollerin de dahil olduğu misyon sonrası 45 günlük bir iyileşme programı uyguluyor. Wilmore ve Williams da adaptasyon sürecinde diğer astronotlar gibi gözetim altında özel eğitmenlerle egzersiz yapacak.

Bağışıklık sistemi de etkileniyor

Uzayda kaldıkları sürede astronotların bağışıklık sistemi de değişikliğe uğruyor. Bu nedenle Dünya’ya dönen astronotların vücutları, bakteri ve mikroplara tekrar maruz kalmaları nedeniyle bir adaptasyon sürecinden geçiyor.

Astronotların boyu, omurganın yerçekimsiz ortamda genişlemesi nedeniyle bir miktar uzayabiliyor. Bu yaklaşık 2,5 santimetre ile 5 santimetre arasında değişkenlik gösterebiliyor.

Dünya’ya döndüklerinde yerçekimi nedeniyle omurgaları tekrar sıkışmaya başlayan astronotlar, ciddi bir sırt ağrısı yaşıyor.

“Bebek ayaklarına” dönüş

Astronotların yaşadığı en ilginç değişiklik ise ayak tabanlarının bebeklerinkine benzemesi. Ayaklar, Dünya’da insan vücudunun ağırlığını taşıması nedeniyle sağlam tabanlara sahip ve yürüdükçe daha da güçleniyor. Ancak uzayda süzülen ve ayak tabanlarının vücut ağırlıklarını taşımadığı astronotlar için bu durum farklı.

Astronotlar, ayak tabanlarındaki derinin kalınlığı azaldıkça Dünya’ya döndüklerinde “bebek ayaklarına” sahip oluyor. Bebekliklerine dönen astronotların ayak tabanlarının tekrar güçlenmesi de uzayda kalmanın vücutlarına etkisi azaldıkça ve yürüyüp egzersiz yaptıkça sağlanıyor.

Related Posts